Şeytan Üçgeni olarak da bilinen Bermuda üçgeni, bu gezegendeki en gizemli yerlerden biridir. ABD'nin güneydoğu kıyılarında Atlantik Okyanusu'nda, Bermuda, Florida ve Porto Riko arasında yer alan bölge, çözülmemiş gizemlerin merkezi haline geldi .

Bermuda Şeytan Üçgeni Nerede?

440.000 mil denizlik bir alanı kaplayan Bermuda üçgeni, her gün Amerika, Avrupa ve Karayipler'e giden birkaç geminin geçtiği yoğun bir nakliye rotasının parçası olarak bilinmektedir. Onu bu kadar esrarengiz yapan durum ise açıklanamayan olayların var olmasıdır. Yüzyıllar boyunca bölgede birçok gemi ve uçağın gizemli bir şekilde ortadan kaybolduğu bildirildi. Ayrıca, bu Şeytan Üçgeni geçtiğimiz yıllarda binlerce insanın ortadan kaybolmasından sorumlu tutulmuştur. “Bermuda Şeytan Üçgeni” terimi ilk olarak Vincent Gaddis tarafından 1964 yılında Argosy dergisinde yayınlanan makalesinde kullanılmıştır. [caption id="attachment_11235" align="alignnone" width="1200"]Bermuda Şeytan Üçgeni Temsili Görsel[/caption] Bermuda üçgeni etrafındaki hikayeler, Kristof Kolomb'un Yeni Dünya'ya ilk yolculuğunda üçgende denize düşen bir ateş alevi gördüğü bildirildiği zaman başlar. Bununla birlikte, bölgenin gizemli davranışı, yalnızca 20. yüzyılda, içinde 300'den fazla kişinin bulunduğu Donanma kargo gemisi USS Cyclops'un Bermuda üçgeninde kaybolmasıyla kamuoyunun dikkatini çekti. Bölgedeki son olay, bu yıl Mayıs ayında çift motorlu küçük bir uçağın ortadan kaybolması ile gerçekleşti. İçinde 4 kişi bulunan uçak, Porto Riko'dan Florida'ya uçarken aniden radardan kayboldu ve kayıp uçağın enkazı daha sonra bulundu. Bir gemiyi içeren son olay, Ekim 2015'te ölümcül bir kasırga sırasında Bermuda Şeytan Üçgeni'nde bir kargo gemisinin batmasıydı. Bermuda Şeytan Üçgeni'nin gizeminin kesin sebebine dair kanıtlanmış bir teori olmamasına rağmen bölgede her yıl kazalar olmaya devam ediyor.

İşte Bermuda Şeytan Üçgeni Hakkında ki 5 Ünlü Gizem;

[caption id="attachment_11236" align="alignnone" width="1200"]Bermuda Şeytan Üçgeni Temsili Görsel[/caption]

1. Mary Celeste Gemisi

Mary Celeste (ya da Sir Arthur Conan Doyle'un kurgusal bir karakter olarak verdiği isim olan Marie Celeste) 4 Aralık 1872 tarihinde Atlantik Okyanusu'nda terk edilmiş olarak bulunduğundan beri gizemini koruyan bir ticari gemidir. Gemi bulunduğunda bir filikası kayıptı ve iyi bir durumdaydı, rüzgarın da etkisiyle Cebelitarık Boğazı'na doğru ilerliyordu. Bulunduğu zaman yaklaşık bir ay önce yola çıkmıştı ve halihazırda güvertesinde altı aylık su ve erzak mevcut idi. Kargosuna dokunulmamıştı ve yolcu ve tayfaların da şahsi eşyaları yerlerinde duruyordu. Gemi mürettebatı ise bir daha hiç bulunamadı ve kendilerinden hiç haber alınamadı. Bu terk edilmiş ve başıboş gemi denizcilik tarihinin en gizemli hikâyelerinden biri olarak hala çözümlenememiş sebepsel teoriler içermektedir. Mary Celeste'nin gizemini çevreleyen teoriler, bir suç komplosu, uzaylılar tarafından kaçırılma ve hatta dev bir kalamar tarafından saldırı ihtimalini de içeriyordu. Doğal afet olasılığı da listedeydi. Birçoğu kazanın arkasında bir denizaltı depreminin rolünü öne sürerken, çok azı geminin kazara Bermuda Şeytan Üçgeni'ne girmesini önerdi. Fakat, bu spekülasyonlar makul görünse de, kesinlikle uymadıkları açıktır. Ne de olsa, mükemmel bir beceriye sahip bir mürettebat, iyi bir hava gününde, gemileri tamamen tavizsizken, gemiyi neden terk etsin ve sonra bir daha asla yüzeye çıkmasın?

2. Ellen Austin Gemisi

Ellen Austin gemisi, 1881 yılında New York’a olan yolculuğunda mürettebatsız başıboş bir gemi bulur. Terk edilmiş gemiye mürettebattan 4 adam geçerek gemiyi beraberlerinde götürmek üzere Ellen Austin gemisine bağlarlar. İki gemi birbirlerine bağlı halde yolculuklarına devam ederken kısa süre sonra gizemli gemi, Ellen Austin’den koparak kaybolur ve çok geçmeden bulunur. Fakat bulunduğunda içindeki 4 adamın da kaybolduğu görülür. Geminin ortadan kaybolması, yeniden ortaya çıkması ve ödüllü mürettebatın yokluğu merak uyandıran bir hikaye. Daha çok, yakın zamanda çözülme şansı olmayan Bermuda üçgeninin bir sırrı gibi.

3. USS Cyclops Gemisi

Donanmanın en büyük akaryakıt gemilerinden biri olan USS Cyclops'un ortadan kaybolması, ABD Donanması tarihinde tek bir olayda yaşanan en büyük can kaybına işaret ediyor. Mart 1918'de, bu devasa gemi, yaklaşık 309 mürettebat üyesiyle birlikte 10.800 ton manganez cevheri taşıyan Bermuda bölgesinden geçerek Brezilya'dan Baltimore'a doğru yola çıktı. Ancak gemiden bir daha haber alınamadı. Bölgede arama başlatıldı, ancak hiçbir şey bulunamadı. Gemiden veya gemideki herhangi bir mürettebattan herhangi bir kalıntı bulunamadı. USS Cyclops'un kaptanı asla bir tehlike sinyali göndermedi ve gemideki hiç kimse civardaki diğer gemilerden gelen telsiz çağrılarına cevap vermedi. Deniz kuvvetleri araştırmacıları, çeşitli nedenleri öne süren bir dizi teori olmasına rağmen, ortadan kaybolması için kesin bir neden bulamadılar.

4. Carroll A. Deering Gemisi

Beş direkli bir ticari yelkenli olan Carroll A. Deering, terk edilmesinin tüm gizemi nedeniyle 20. yüzyılın en çok yazılan deniz gizemlerinden biridir. 31 Ocak 1921'de Carroll A. Deering, Kuzey Carolina'daki Hatteras Diamond Shoals'ın tehlikeli kayalıklarında karaya oturmuş olarak bulundu. Geminin rom kaçakçılığına karıştığına dair spekülasyonlar vardı. Raporlar, bu dönemde aynı bölgeden dokuz geminin kaybolduğunu ve bunların hiçbirinden bir daha haber alınamadığını gösteriyor.

5. Witchcraft

Witchcraft, 22 Aralık 1967 senesinde Miami’den kaptanı Dan Burack ve arkadaşı Peder Horgan ile beraber ayrıldı. Özel bir yat olan bu gemideki yolculuk tamamen tatil amaçlıydı ve Noel ışıklarını keyifle görebilmek için planlanmıştı. Yat açık denizde bir mil uzaklaştıktan sonra, kaptan tarafından sahil güvenliğe geminin bir şeye çarptığı fakat önemli bir hasar olmadığı yönünde bir çağrı gönderildi. Çağrıyı alan sahil güvenlik, gemiye yardımın gönderildiğini ve kısa bir süre içerisinde kendilerine ulaşacağı cevabını verdi. Gerçekten de 19 dakika içinde sahil güvenliğin yardım ekibi gemiden sinyal alınan bölgeye ulaşmıştı. Fakat ortada ne Witchcraft vardı ne de daha önce orada olduğuna dair bir iz… Hikâyeyi ilginç kılan bir diğer özellikse, bu özel yatın aslında neredeyse batmaz olarak tasarlanmasıdır. Can yelekleri, cankurtaran botları, imdat sinyal cihazı gibi hiçbir materyal kullanılmadan gemi gitmişti. Sahil güvenlik olayı takip eden günlerde okyanusun büyük bir kısmını aralamalarına rağmen gemiyi, kaptanı ve pederi bulamadılar.